CLIMARA FORTE 25 CM2 7,8 MG 4 FLASTER

  • İlaç Firması :
    BAYER
  • Barkod :
    8699546814091
  • Fiyatı :
    38,75TL
  • Kamu Kodu :
    A01912
  • SB.atc:
    G03CA03
  • Etkin madde :
    estradiol
  • ATC SINIFLAMASI - G - ÜROGENİTAL SİSTEM VE CİNSİYET HORMONLARI
    G03 CİNSİYET HORMONLARI - GENİTAL SİSTEM MODÜLATÖRLERİ
    G03C ESTROGENLER
    G03CA Natüral ve semisentetik estrogenler
    G03CA03 estradiol

estradiol etkin maddesi hakkında kısa bilgi

Esrrojen hormonu.

Kontrendikasyon; estrojen bağımlı kanser, endometriyozis, nadeni bilinmeyen vajinal kanama, karaciğer yetmezliği, tromboembolik hastalık, porfiria, gebelik, emzirme, aşırı duyarlılık.

Yan etkiler; ara kanama, mastalji, jinekomasti, libido değişiklikleri, bulantı, şişkinlik, karın ağrısı, kolestatik sarılık, baş ağrısı, baş dönmesi, ödem, hipertansiyon, allerjik reaksiyonlar...

Bu sitede ve verilen linklerdeki bilgilerin eksik, hatalı veya güncellenmemiş olmasından ve uygulanmasından oluşacak zararlardan site sahibi sorumlu tutulamaz. İlaç kutusunda bulunan prospektüsler daha geniş ve güncellenmiş bilgi içerirler. Lütfen doktorunuza danışmadan hiçbir ilaç kullanmayınız !

Kısıtlamalar

4.2.29 - Kadın cinsiyet hormonları kullanım ilkeleri
(1) Bu grup ilaçların bütün formlarından; östrojenler ve hormon replasman tedavisinde kullanılanlar (östradiol ya da konjüge östrojen ve progestojen kombinasyonları, yalnız östrojen içerenler ve tibolon içerenler) ile progestojenler; endokrinoloji, kadın hastalıkları ve doğum, iç hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, fiziksel tıp ve rehabilitasyon ve aile hekimliği uzman hekimlerince veya bu uzman hekimler tarafından düzenlenen uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilebilir.

Prospektüs

Climara® Forte
Patch 7.8 mg/25 cm2
Transdermal estradiol sistemi
Formülü
24 saatte nominal 100 mikrogram salgılayan, 7.6 mg estradiol (7.8 mg estradiol
hemihidrat’a eşdeğer) içeren 25.0 cm2’lik flaster.
Farmakolojik özellikleri
Farmakodinamik özellikleri
Estrogen üretiminde azalmanın eşlik ettiği ovaryan fonksiyon kaybı, vazomotor-
vejetatif ve organik semptomlarla belirli menopozal sendroma yol açar. Hormon
replasman tedavisi bu yakınmaları ortadan kaldırmayı amaçlar. Tüm fizyolojik
estrogenler içinde estrogen reseptörüne en yüksek afinite gösteren estradiol en
potentidir.
Diğer steroid hormonlar gibi estrogen de özellikle uterus, hipotalamus, hipofiz,
vagina, üretra, meme, kemikler (osteoklastlar) gibi estrogene duyarlı hedef
organlarda kısıtlı sayıda genin transkripsiyonunu düzenleyerek etkisini gösterir.
Hücre zarından difüzyonunu takiben estradiol estrogen reseptörüne yüksek afinite ile
bağlanır. Estradiol ligandının aktivasyonunu takiben hormon reseptör kompleksinin
çekirdek içine translokasyonu gerçekleşir. Bu kompleks burada komşu genlerin
transkripsiyonunu hızlandıran DNA sekanslarına (hormon yanıt elemanlarına)
bağlanır. Estrogen tarafından üretilen protein sayısı tam olarak bilinmemekle beraber,
50-100 arasında olduğu tahmin edilmektedir.
Menopozu takiben kadında estradiol üretimi ciddi boyutlarda azalır. Kalan estradiol
başlıca adrenal kortekste üretilen prekürsörlerden androstenedionun aromatizasyonu
ve daha az olmak üzere testosterondan aromataz enzimi aracılığı ile, sırasıyla estron
ve estradiol şeklinde sentezlenir. Estron 17-hidroksisteroid-dehidrojenaz enzimi
aracılığı ile estradiole çevrilir. Her iki enzim de yağ ve kas dokularında ve karaciğerde
bulunur. Estradiol/estron oranı premenopozal kadında 1’in üzerinde iken,
postmenopozal kadında yaklaşık 0.2’dir.
Klimakterik yakınmalar, transdermal yoldan günde ortalama 25-100 μg estradiol
verilen bir estrogen replasman tedavisi ile iyileştirilebilmektedir.
Menopozal yakınmaların düzelmesi için gereken estrogen dozları uygulama yolundan
bağımsız olarak, endometriyum proliferasyonu ve mitoz üzerinde doza bağımlı bir
uyarıcı etki gösterir. Estrogen monoterapisi endometriyal hiperplazi görülme sıklığını
ve dolayısı ile endometriyal kanser riskini artırır. Histerektomi geçirmemiş kadınlarda
endometriyal hiperplazinin önlenmesi için 10-14 günlük siklik bir progestagen
tedavisinin uygulanması önerilmektedir.
Farmakokinetik özellikleri
Climara forte’nin dermal uygulanması sonrasında, estradiol deriden iyi absorbe edilir.
Climara forte için günde 100 μg'lık bir ortalama absorpsiyon oranı hesaplanmıştır.
Climara forte'nin haftalık uygulamaları esnasında, arzu edilen aralıkta düzenli
estradiol ve estron serum düzeyi profilleri elde edilmektedir. Mükerrer haftalık
uygulamalar sonucu bu maddelerin akümülasyonu gözlenmemiştir. 25 cm2'lik flaster
uygulamasından sonra yakl. 70 pg/ml olarak bulunan sabit dengedeki ortalama
estradiol serum seviyeleri, estradiol serum düzeyi profilinin mutlak yüksekliğinin
flaster alanına doğrudan orantılı olduğunu göstermektedir.
Estradiol'ün metabolitleri başlıca sülfat ve glukuronidler şeklinde idrarla atılmaktadır.
Endikasyonları
Doğal menopoz ya da kastrasyon sonucu gelişen estrogen yetmezliğinin bulgu ve
belirtilerinin iyileştirilmesinde hormon replasman tedavisi (HRT).
Postmenopozal osteoporozun önlenmesi.
Kontrendikasyonları
Aşağıdaki koşulların varlığında HRT’ye başlanmamalıdır. HRT kullanımı sırasında bu
koşullardan herhangi birinin ortaya çıkması durumunda tedavi derhal kesilmelidir:
• Gebelik ve laktasyon
• Tanı konmamış anormal genital kanama
• Meme kanseri ya da şüphesi
• Seks hormonlarından etkileniyorsa pre-malign durumlar veya malign hastalık ya
da şüphesi
• Karaciğer tümörü varlığı (benign veya malign)
• Akut arteriyel tromboembolizm (örn. miyokard enfarktüsü, inme)
• Aktif derin ven trombozu, tromboembolik bozukluklar veya bunlara ilişkin
belgelendirilmiş öykü.
• Climara flaster bileşenlerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık.
Uyarılar/önlemler
Aşağıda belirtilen koşullar/risk faktörleri mevcutsa ya da kötüleşirse, HRT
başlanmadan ya da devam edilmeden önce bireysel bir yarar/risk analizi yapılmalıdır.
• Venöz tromboemboli
Gerek randomize kontrollü, gerek epidemiyolojik çalışmalar, HRT'nin venöz
tromboembolizm (VTE; derin ven trombozu veya pulmoner emboli) gelişmesine ilişkin
bağıl bir risk artışı oluşturabileceğine işaret etmektedir. Venöz tromboemboli riski
taşıyan kadınlarda HRT tedavisi uygulaması önerilirken yarar/risk oranı dikkatle
değerlendirilmelidir.
VTE için genellikle tanımlanan risk faktörleri, aile öyküsü (nisbeten erken yaşlarda
ortaya çıkan VTE, genetik bir dispozisyona işaret edebilmektedir) ve aşırı şişmanlıktır.
VTE riski yaşla birlikte de artmaktadır. VTE'de variköz venlerin olası rolü ile ilgili bir
görüş bulunmamaktadır.
VTE riski uzun süreli immobilizasyon, majör elektif veya travma sonrası cerrahi girişim
ya da majör travma ile geçici olarak artabilir. Olayın durumuna ve immobilizasyonun
süresine bağlı olarak HRT uygulamasına geçici olarak ara verilebilir.
Trombotik bir olaya ilişkin bulgular ya da şüphesi söz konusu olduğunda tedavi derhal
durdurulmalıdır.
• Arteriyel tromboemboli
Konjuge kısrak estrogenleri (KKE) ve medroksiprogesteron asetat (MPA)
kombinasyonu ile yapılmış büyük bir klinik çalışma, kullanımın ilk yılında koroner kalp
hastalığı için olası bir risk artışı göstermiş, sonraki kullanım süresince ise herhangi bir
fayda belirlenmemiştir. Sadece KKE’in kullanıldığı diğer bir klinik çalışmada ise 50-59
yaşları arasındaki kadınlardaki koroner kalp hastalığı oranlarında potansiyel bir
azalma görülmesine karşın, çalışmaya katılan tüm kadınlar değerlendirildiğinde
arteriyel olarak ek yarar sağladığı gösterilmemiştir. KKE’in tek başına veya MPA ile
kombine uygulandığı iki büyük klinik çalışmada sekonder bir bulgu olarak inme
riskinde %30-40 artış bulunmuştur. Bu bulguların diğer hormon replasman tedavisi
ürünleri veya oral olmayan uygulama yolları için geçerli olup olmadığı belli değildir.
• Endometriyum kanseri
Uzun süre karşılanmamış estrogen etkisi endometriyal hiperplazi veya karsinom
gelişmesi riskini artırır. Çalışmalar tedaviye progestogenlerin eklenmesinin bu risk
artışını ortadan kaldırdığını göstermiştir.
• Meme kanseri
Klinik ve gözlemsel çalışmalar yıllar boyu HRT kullanan kadınlarda meme kanseri
teşhis edilme riskinde artış olduğunu bildirmişlerdir. Bu bulgular daha erken tanı
konmasına, HRT’nin daha önceden var olan tümörler üzerindeki büyümeyi uyarıcı
etkisine veya her ikisinin kombinasyonuna bağlı olabilirler. 50’den fazla epidemiyolojik
çalışmanın büyük çoğunluğunda meme kanseri tanısı bağıl riski 1 ile 2 arasında
tahmin edilmiştir.
Bağıl risk tedavi süresinin artması ile doğru orantılıdır. Sadece estrogen içeren
ürünlerin kullanımı bu riski azaltır veya etkilemez.
KKE’lerin tek başına veya MPA ile sürekli kombine olarak kullanıldığı iki büyük
randomize çalışmada 6 yıllık HRT kullanımı sonrası risk tahminini 0.77 (%95 güvenlik
aralığı, 0.59 – 1.01) ve 1.24 (%95 güvenlik aralığı, 1.01 – 1.54) olarak göstermiştir. Bu
risk artışının diğer HRT ürünlerine uyarlanabilirliği bilinmemektedir.
Meme kanseri tanısında benzer artışlar, geç menopoz, alkol kullanımı, obesite gibi
faktörler varlığında da gösterilmiştir. Artmış risk HRT’nin kesilmesini takip eden birkaç
yıl içinde ortadan kalkar.
Çoğu çalışmada HRT kullanan veya kullanmış olan kadınlarda teşhis edilen tümörlerin
kullanmayanlara göre daha iyi farklılaşmaya eğilimli olduğu bildirilmiştir. Tümörün
meme dışına yayılması hakkındaki bulgular ise kesin değildir.
Hormon replasman tedavisi, bazı olgularda mamografik görüntülerde yoğunluk
artışına yol açarak meme kanserinin radyolojik bulgularını olumsuz etkileyebilirler.
• Over kanseri
Bir epidemiyolojik çalışmada uzun süre (10 yıldan uzun) estrogen replasman tedavisi
(ERT) almış olan kadınlarda over kanseri riskinde hafif bir artış gösterilmiştir. Bunun
yanı sıra ERT’nin incelendiği 15 çalışmanın meta analizinde over kanserinde bir risk
artışı ortaya koymamıştır. Bu nedenle ERT’nin over kanseri üzerine etkisi açık değildir.
• Karaciğer tümörü
HRT ürünlerinin içerdiğine benzer hormonal etkili maddelerin kullanımı sonucu nadir
olgularda iyi huylu, çok nadiren de habis karaciğer tümörleri gözlemlenmiştir. Sınırlı
olguda bu tümörler yaşamı tehdit eden batın içi kanamalara yol açar. Şiddetli üst batın
ağrısı, karaciğerde büyüme veya batın içi kanama bulguları ortaya çıkması
durumunda ayırıcı tanıda bir karaciğer tümörü göz önüne alınmalıdır.
• Safra kesesi
Estrogenlerin safranın litojenitesini artırdığı bilinir. Bazı kadınlar estrogen tedavisi
sırasında safra kesesi hastalığına eğilimlidir.
• Demans
Klinik çalışmalardan elde edilen bulgular, KKE içeren ürünlerin yaşları 65 ve daha
yüksek olan kadınlarda başlanmasının hormon tedavisinin olası demans riskini
artırabileceğine dair sınırlı kanıt vermektedir. Diğer çalışmalarda gözlendiği gibi tedavi
erken menopoz döneminde başlatılırsa bu risk azalabilir. Bu bulguların diğer HRT
ürünlerine uyarlanabilirliği bilinmemektedir.
• Diğer durumlar
Migrene benzer veya sık ve alışılmadık şiddetli baş ağrıları ilk kez ortaya çıkarsa veya
bir serebrovasküler oklüzyonun olası bulguları olabilecek semptomlar mevcutsa tedavi
derhal durdurulmalıdır.
Uygulama yerlerinin önerildiği gibi değiştirilmesine rağmen tekrarlayıcı, kalıcı cilt
irritasyonları gözleniyorsa (ör. uygulama yerinde persistan eritem, veya kaşıntı)
transdermal tedavinin kesilmesi kararı da göz önüne alınmalıdır.
HRT kullanımı ve klinik hipertansiyon gelişimi arasında genel bir ilişki gösterilmemiştir.
HRT alan kadınlarda kan basıncında küçük artışlar bildirilmiştir, klinikle ilişkili artışlar
nadirdir. Ancak HRT kullanımı sırasında klinik olarak anlamlı uzamış hipertansiyon
görülen olgularda HRT’nin kesilmesi göz önüne alınmalıdır.
Karaciğer fonksiyonları bozulmuş olan hastalarda seks steroidleri yetersiz metabolize
olabilir. Transdermal olarak uygulanan HRT karaciğer ilk geçiş metabolizmasından
etkilenmiyorsa da, bu tür hastalarda HRT dikkatle uygulanmalıdır.
İlk kez gebelik sırasında veya daha önce seks steroidleri kullanımı sırasında ortaya
çıkmış olan kolestatik sarılığın veya kolestatik pruritusun tekrar ortaya çıkması,
HRT’nin derhal kesilmesini gerektirir.
HRT kullanımı sırasında bazı hastalarda estrogenik stimülasyonun anormal uterus
kanaması gibi istenmeyen belirtileri gelişebilir. Tedavi sırasında sık tekrarlayan ya da
inatçı anormal uterus kanamaları endometriyal değerlendirme için bir endikasyondur.
Estrogen etkisi altında uterus miyomları büyüyebilir. Bu gözlemlenirse tedavi
kesilmelidir.
Tedavi sırasında endometriyozisin reaktive olması durumunda tedavinin kesilmesi
önerilir.
Prolaktinoma şüphesi olan durumlarda, tedaviye başlamadan önce bu olasılık ekarte
edilmelidir.
Özellikle kloazma gravidarum öyküsü olan kadınlarda kloazma bazen gelişebilir.
Kloazmaya eğilimi olan kadınlar HRT kullanımı sırasında güneş ışığından veya
ultraviyole ışınlarından sakınmalıdır.
Aşağıda belirtilen durumların HRT kullanımı sırasında ortaya çıktığı ya da kötüleştiği
bildirilmiştir. HRT kullanımı ile ilişkisi hakkında herhangi bir kanıt olmasa da, bu
yakınmaları olan ve HRT alan kadınlar dikkatle izlenmelidir:
Epilepsi
Benign meme hastalığı
Astım
Migren
Porfiri
Otoskleroz
Sistemik lupus eritematozus
Korea minör
Gebelik ve laktasyon
Gebelik ve laktasyon sırasında HRT kullanımı kontrendikedir.
Kontrasepsiyon ve hormon replasman tedavisi için kullanılan steroid hormonlarla
yapılan geniş epidemiyolojik çalışmalar ne gebeliğinden önce bu tür hormonları
kullanmış olan kadınların çocuklarında doğumsal kusur riskinde herhangi bir artışı ne
de erken gebeliği süresince bunların yanlışlıkla kullanılmasında oluşan bir teratojenik
etkiyi göstermemiştir.
Düşük miktarlarda seks hormonu süte geçebilir.
Gebelik kategorisi X’dir.
Araç ve makina kullanımına etkisi
Araç ve makina kullanımı üzerine etkisi yoktur.
Yan etkiler/advers etkiler
HRT kullanımı ile ilişkili olan ciddi istenmeyen etkiler “Uyarılar/önlemler” bölümünde
de belirtilmiştir.
Aşağıdaki tablo Climara forte’nin istenmeyen etkilerini belirtmektedir. Gösterilen etki
sıklıkları klinik çalışma sonuçlarından alınmıştır. Klinik çalışmalarda Climara forte ile
en sık bildirilmiş advers reaksiyon flasterin yapıştırıldığı yerde oluşan deri irritasyonu
ve göğüslerde hassasiyettir (>%10). Uygulama yerindeki yan etkiler tipik olarak hafiftir
ve eritem, kaşınma, batma hissi veya vezikül oluşmasını içerebilir. Climara forte ile
görülen en sık advers reaksiyonlar aşağıdaki tablolarda özetlenmiştir:
Sık olmayan
Sistem Sık
( ≥1/100, <1/10) (≥1/1000, < 1/100)
Batın ağrısı, şişkinlik, bulantı
Gastrointestinal sistem
rahatsızlıkları
Ödem
Genel ve uygulama yeri ile
ilgili rahatsızlıklar
Vücut ağırlığında değişiklikler
İncelemeler
Adale krampları
Kas iskelet sistemi ve bağ
dokusu rahatsızlıkları
Baş ağrısı, baş dönmesi Migren
Sinir sistemi rahatsızlıkları
Göğüslerde büyüme
Göğüslerde hassasiyet, kanama
Üreme sistemi ve meme ile
düzen değişiklikleri (lekelenme
ilgili rahatsızlıklar
ve kırılma kanamalarını da
kapsayan)
Estrogen replasman tedavisi kullananlarda bildirilmiş olan ancak Climara forte ile
ilişkileri ne kanıtlanmış, ne de reddedilmiş olan diğer yan etkiler:
Advers etki
Porfirinin kötüleşmesi
Doğumsal, ailesel ve genetik rahatsızlıklar
Kusma
Gastrointestinal rahatsızlıklar
Kolestatik sarılık
Hepatobiliyer rahatsızlıklar
Libidoda değişiklikler
Psikiyatrik rahatsızlıklar
Uterus leiomiyomlarında büyüme, servikal
Üreme sistemi ve meme ile ilgili rahatsızlıklar
sekresyon miktarında değişiklikler
İlacın bırakılmasından sonra devam edebilen
Deri ve derialtı dokusu ile ilgili rahatsızlıklar
kloazma veya melazma, alerjik kontakt
dermatit, postenflamatuvar pruritus,
jeneralize ekzantem
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İlaç etkileşmeleri
HRT başlandığında hormonal kontrasepsiyon kesilmeli ve eğer gerekiyorsa hastanın
hormonal olmayan kontraseptif önlemler alması önerilmelidir.
Karaciğer enzimleri ile etkileşen ilaçlarla (birçok antikonvülzan ve antibiyotikler) uzun
süreli tedavi seks hormonlarının klerensini artırabilir ve klinik etkinliğini azaltabilir. Bu
tür karaciğer enzimi ile etkileşme özelliği hidantoinler, barbitüratlar, primidon,
karbamazepin ve rifampisinde gösterilmiştir ve okskarbazepin, topiramat, felbamat ve
griseofulvin için de kuşkular vardır. Maksimal enzim indüksiyonu genellikle 2-3
haftadan önce görülmez ancak tedavi kesildikten sonra en az 4 hafta sürebilir.
• Alkolle etkileşim
HRT kullanımı sırasında akut alkol alımı, estradiol düzeylerinde artmaya neden
olabilir.
• Laboratuvar testleri ile etkileşim
Kontraseptif steroidlerin kullanılması, karaciğer, tiroid, adrenal ve renal fonksiyonların
biyokimyasal parametrelerini, kortikosteroid bağlayıcı protein ve lipid/lipoprotein
fraksiyonları gibi taşıyıcı proteinlerin plazma düzeylerini ve karbonhidrat
metabolizması, koagülasyon ve fibrinoliz parametrelerini içeren bir grup laboratuvar
testinin sonuçlarını etkileyebilir.
Kullanım şekil ve dozu
HRT kullanımına tekrar başlayacak ya da yeni başlayacak olanların
“Kontrendikasyonlar” ve “Uyarılar/önlemler” bölümleri dikkate alınarak anamnezi tam
olarak alınmalı ve fizik muayenesi yapılmalı, ve periyodik olarak tekrarlanmalıdır. Bu
değerlendirmelerin sıklığı ve içeriği her kullanıcıya göre adapte edilmeli ancak genel
olarak rutin servikal sitoloji dahil olmak üzere pelvik organları, batını, memeleri ve kan
basıncını içermelidir.
• Klimakterik semptomların kontrolü
Tedavi en düşük Climara dozu ile başlamalıdır. Gerekli görülürse daha yüksek doza
geçilebilir. Tedaviye başlandıktan sonra semptomların düzelmesi için gerekli olan en
düşük etkin doz kullanılmalıdır.
• Osteoporozun önlenmesi
Postmenopozal kemik kaybının önlenmesi için tedaviye menopozdan sonra mümkün
olduğu kadar erken başlanmalıdır. Tedavi bireysel gereksinimlere göre
ayarlanmalıdır. Uzun süreli tedavi önerilir.
Tedavi kesintisiz ya da siklik olarak verilebilir.
Hasta histerektomi geçirmediyse karşılanmamış estrogen kullanılmamalıdır. Bu
olgularda her ay 10-14 gün boyunca uygun doz bir progestogen uygulanmalıdır.
Flasterler kesintisiz olarak her hafta uygulanmalı, 7 günün sonunda çıkarılmalı ve bir
yenisi farklı bir uygulama yerine yapıştırılmalıdır.
Climara forte siklik olarak da kullanılabilir. Bu tercih edildiğinde flasterler birbirini
izleyen 3 hafta boyunca uygulanır, bunu yeni bir siklusa başlamadan önceki 7 günlük
bir ara izler.
Progestogenin kesilmesini takiben 2-3 gün sonra menstrüasyona benzer bir kanama
görülür.
• Uygulama şekli
Climara forte poşeti açıldıktan sonra içerdeki şeffaf Climara forte flasterin yüzeyini
örten koruyucu şeffaf plastik tabaka kaldırılır, sonra flaster kuru, temiz deriye
(tercihen kalçaya) yapıştırılır. Climara forte meme üzerine ya da yakınına
yapıştırılmamalıdır. Flasterin yapıştırıldığı deri alanı, yağlı, tahriş olmuş ya da
herhangi bir şekilde hasarlı olmamalıdır. Flaster bel hizasına yapıştırılmamalıdır, zira
giysilerin sürtünmesiyle düşebilir.
Flaster, ambalajın açılması ve koruyucu folyonun kaldırılmasından hemen sonra
yaklaşık 10 saniye sıkıca bastırılarak yapıştırılır. Özellikle kenarlarda iyi bir temas
sağlanmalıdır.
Uygulama yerleri bir haftalık aralarla değişecek şekilde rotasyona tabi tutulmalıdır.
Flaster doğru uygulandığında herzamanki gibi duş veya banyo almanız mümkündür.
Flaster ancak çok sıcak banyo ya da saunada deriden kalkabilir.
Flasterin deriden düşmesi halinde, 7 günlük tedavi süresinden geriye kalan zaman
için yeni bir flaster uygulanır.
Aşırı dozaj
Aşırı dozaj bu tür uygulamalarda olası değildir. Aşırı dozaj bulantı ve kusmaya neden
olabilir ve bazı kadınlarda çekilme kanaması meydana gelebilir. Spesifik bir antidot
yoktur; flaster(-ler) kaldırılır ve semptomatik tedavi uygulanır.
Saklama koşulu
30°C'nin altında oda sıcaklığında saklayınız.
Ticari takdim şekli
4 flaster içeren ambalaj
Diğer ticari takdim şekli
Climara
Schering AG,Almanya lisansı ile 3M Pharmaceuticals, USA tarafından imal edilmiştir.
Ruhsat tarihi : 26.09.1997
Ruhsat no : 102/81
Ruhsat sahibi : Schering Alman İlaç ve Ecza Tic. Ltd. Şti.
34668 Üsküdar - İstanbul
Reçete ile satılır.
Prospektüs onay tarihi: 02.10.2006



İlacabak.com - Sitede yer alan tüm bilgiler hasta ve doktorların ilaçlar hakkında bilgi sahibi olması için hazırlanmıştır. Sitemizdeki bilgilerin eksik veya güncellenmemiş olmasından sitemiz yasal sorumluluk altında değildir. İlaç kullanmadan önce, lütfen doktorunuza danışınız.