Duke Üniversitesi'nden baş araştırmacı Mengyi Dong ve meslektaşları, marul, ıspanak, lahana ve karalahana gibi farklı bitki yapraklarını E. coli ile enfekte etti. Daha sonra 4°C 20°C ve 36°C 'de depolamanın ardından ne olduğunu gözlemlediler. Oda sıcaklığında veya daha yüksek sıcaklıkta, marulda E.coli çok hızlı çoğalıyor. Fakat marul 39°F 'de soğutulursa (yaklaşık 4°C Santigrat) E.coli popülasyonunda keskin bir düşüş gözlenir. E.Coli'ye duyarlılığının kısmen pürüzlülük ve doğal balmumu kaplama gibi yaprak yüzeyi özellikleriyle belirlendiğini buldular. Lahana ve karalahanada E. coli'nin yüksek sıcaklıklarda daha yavaş çoğaldığını, ancak soğutma altında daha uzun süre hayatta kalabildiğini buldu. Öyle olsa bile, lahana ve karalahana genel olarak E. coli kontaminasyonuna karşı daha az duyarlıdır. Ayrıca lahana ve karalahana genellikle yenmeden önce pişirilir, marul ise çiğ tüketilir. Pişirmek E. coli'yi öldürür veya etkisiz hale getirir.
Araştırmacılar ayrıca hasarlı ve bütün yapraklar arasındaki bakteri büyüme farkını karşılaştırmak için kesilmiş yapraklara E. coli bulaştırdı. Yaprak kesildiğinde bakteri üremesini teşvik eden besinleri içeren sebze suyunu serbest bırakır. Ancak araştırmacılar ıspanak, lahana ve kara lahanadan elde edilen suyun aslında E. coli'ye karşı koruma sağlayan antimikrobiyal özelliklere sahip olduğunu buldu. Aslında, lahana ve karalahana suyunu izole edip sıvıyı marul yapraklarına uyguladıklarında, bunun doğal bir antimikrobiyal madde olarak kullanılabileceğini buldular.
Makalenin/Haberin İngilizce versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.
Haber Yayınlanma Tarihi : 05.03.2024
Haberi Sosyal Medyada Paylaş:




