Uzun zamandır yapılan çalışmalarda bilim insanları, güneşten gelen Ultraviyole (UV) ışınlara maruz kalmanın cilt kanseri riskini arttırdığını belirtti. Ancak yeni yapılan çalışmalar ile gözler soğuk ve nemli bölgelere çevrildi.
Araştırmacılar çalışmalarına farklı kanser türleri ile ilgili bilgi toplayarak başladı. Sonrasında çeşitli bölgelerdeki kanser vakalarını, iklim ve demografik verilerle karşılaştırdılar. Elde edilen verilerin daha doğru olması için yaş, cinsiyet, etnik köken ve çevresel faktörleri araştırma sırasınca aynı düzeyde tutmaya dikkat ettiler. Yapılan bu çalışmalar sonucunda soğuk ve yağışlı bölgelerde kanser hastaları oranının, sıcak ve kuru bölgelere göre daha fazla olduğu tespit edildi. Ancak çeşitli istisnalar da bulundu. Örneğin akciğer kanseri, sıcak ve kuru bölgelerde daha yaygın görülmektedir. Yapılan bu analizlerde, tüm kanser türlerinin hesaba katılmadığını belirtmekte de fayda var.
Araştırmacıların yaptıkları bu çalışmayı destekleyici nitelikte bulunan bazı bilimsel gerçeklikler de bulunmakta. Örneğin Amerika’nın Doğu Kıyısı’nda artan yağışlar, potasyum ve magnezyum gibi elementleri toprak yüzeyine çıkarır. Asitli topraklarda ve soğuk bölgelerde bulunan bakteriler de amonyağı nitrite dönüştürürler. Azotlu asitler, sağlık yetkilileri tarafından kanserojen olarak kabul edilir. Ancak bu durumda da havadaki kanserojenlerden dolayı akciğer kanseri oranının yüksek olması beklenir lakin araştırmacılar tam tersi bir durumu keşfetti.
Elde edilen sonuçların doğru olup olmadığını anlayabilmek için daha fazla çalışmanın yapılmasını beklememiz gerekiyor.
Makalenin İngilizce ve orijinal haline buradan ulaşabilirsiniz.
Haber Yayınlanma Tarihi : 07.12.2019
Haberi Sosyal Medyada Paylaş:




