Araştırma için, 30'lu yaşlarının ortasındaki 125 kadından, akşamları araba kazası gibi olumsuz deneyimleri gösteren bir dizi görselin yanı sıra çimenlik alan gibi nötr görselleri izlemeleri istendi. Her görüntüyü, yaşattığı hissin yoğunluğuna göre derecelendirdiler. Kadınlar daha sonra evde ya da uyku laboratuvarının özel yatak odasında uykuya daldılar. Hepsi uyku-uyanıklık düzenlerini izleyen bir yüzük takıyordu. Ertesi gün, gördükleri rüyaları bir uyku günlüğüne not ettiler ve rüyalarının genel ruh halini değerlendirdiler. Uyandıktan iki saat sonra kadınlara, kaç tanesini hatırladıklarını ve bunlara tepkilerini ölçmek için önceki gece gösterilen görüntüleri içeren bir takip testi uygulandı. Sonuçlar, rüya gördüğünü bildiren hastaların görüntüleri daha iyi hatırladığını ve olumsuz görüntülere daha az tepki verdiğini gösteriyor. Bu durum, rüya gördüğünü hatırlamayan kişilerde ortaya çıkmıyor. Dahası, rüya ne kadar olumlu olursa, kişi ertesi gün olumsuz görüntüleri de o kadar olumlu değerlendiriyor. Mednick’e göre bu araştırma bize, günlük deneyimlerimizi doğal olarak nasıl işlediğimizde rüyaların oynadığı aktif rol hakkında yeni bilgiler veriyor ve insanların zorlu yaşam deneyimlerini atlatmasına yardımcı olmak için rüya görmeyi artıran müdahalelere yol açabilir.
Makalenin/Haberin İngilizce versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.
Haber Yayınlanma Tarihi : 17.05.2024
Haberi Sosyal Medyada Paylaş:




