Çalışmalar yaklaşık 1000 hastayı içeriyordu ve prosedürlerin yaklaşık %90'ı koroner arter baypas greftlerini ve / veya kalp kapakçığının değiştirilmesini içeriyordu. Araştırmacılar, kullanılan müzik türünün çoğu zaman rahatlatıcı olduğunu ve güçlü ritimlere veya perküsyona sahip olmadığını belirtti. Müzik seçimi çeşitlilik gösteriyordu; bazen hastaların kendi çalma listelerinden geliyordu. Araştırmacılar daha sonra hastaların kaygısını ve ağrısını ölçmek için onaylanmış ölçekler ve puanlama sistemleri kullandılar. Analiz, müzik dinlemenin, büyük kalp ameliyatından sonra hastaların kaygı ve ağrısını önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Araştırmaya göre, birkaç gün müzik dinlemek de ameliyattan sonraki sekiz güne kadar endişeyi azalttı.
Araştırmacılar, müzik terapisinin rahatsızlığı hafifletmeye yardımcı olduğu görülmesine rağmen, hastaların opioid ağrı kesici kullanımı, hastanede kalış süresi, mekanik ventilasyon için harcanan süre, kan basıncı, kalp atış hızı veya nefes alma üzerinde büyük bir etkisi olmadığını vurguladı. Yine de, ilaçlardan farklı olarak, müziğin ne riskleri ne de bilinen yan etkileri vardır. Bu nedenle sağlık uzmanları, kalp ameliyatı geçiren hastalara perioperatif müzik sağlamayı düşünmelidir.
Northwell Health'in Manhasset, New York'taki Sandra Atlas Bass Kalp Hastanesinde kardiyovasküler ve göğüs cerrahisi şefi olan Dr. Harold Fernandez'e göre "Hasta için deneyimi daha yumuşak hale getirebilecek yollar aramak hepimiz için çok önemli, çünkü bu potansiyel olarak daha iyi iyileşmeye ve dolayısıyla daha iyi sonuçlara yol açabilir. Müziğin faydaları hızla ortaya çıkar ve hastalar kendi melodilerini seçtiklerinde etki daha belirgin. Analizin bazı sınırlamaları olsa da bu kalp ameliyatı sonrası hastalar için tamamlayıcı bir tedavi şekli olarak uygulamaya başlanmalı."
Makalenin/Haberin İngilizce versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.
Haber Yayınlanma Tarihi : 29.01.2021
Haberi Sosyal Medyada Paylaş:




