Yeni çalışma için araştırmacılar, iki yıl boyunca 1400'den fazla Avustralyalı çocuğun taklit oyunlarını gözlemleyerek, hayali durumları canlandırmalarını izlediler. Daha sonra, ebeveyn ve eğitimci raporlarını kullanarak çocukların ruh sağlığını ve davranışlarını 4-5 yaşlarında ve tekrar 6-7 yaşlarında değerlendirdiler. Sonuçlar, 2-3 yaşlarında daha yüksek taklit oyun yeteneğinin, çocuklar ilkokul çağına girdiklerinde daha iyi ruh sağlığıyla ilişkili olduğunu gösterdi. Çocuklar, nesnelerle eylemleri taklit ederek – örneğin bir sopanın sihirli bir kılıca dönüşmesi gibi – kendi beyin gelişimlerine olumlu katkıda bulunuyor olabilirler.
Bu arada, araştırmacılar taklit oyunlarını teşvik etmek için bazı ipuçları sundular;
Oyunun kendi kendine gelişmesine izin verin. Taklit oyunu oynayan bir çocuk sayma veya adlandırmada hata yaparsa, onu düzeltmek için müdahale etmeyin.
Katılmak istiyorsanız çocuğun liderliğini takip edin. Çocukların taklit fikrini “sunmasını” bekleyin, sonra devam edin; ancak nazik yönlendirmeler başlamalarına yardımcı olabilir.
Oyunlarına basit gözlemler veya açık uçlu yorumlarla yanıt verin. Onlara talimatlarla yönlendirmeye çalışmak yerine, neler olduğunu açıklayın veya bir sonraki adımda ne olabileceğini yüksek sesle merak edin.
Oyunun içine girin. Çocuğa hangi rolü üstlenebileceğini sor veya kafası karışmış bir ziyaretçi ya da unutkan bir müşteri gibi düşük güçte bir karakter olmayı öner.
Makalenin/Haberin İngilizce versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.
Haber Yayınlanma Tarihi : 27.04.2026
Haberi Sosyal Medyada Paylaş:




