Araştırma için, araştırmacılar Avrupa'nın üç şehrinde (Estonya'daki Tartu, İtalya'daki Bologna ve Amsterdam) yaşayan 63 ila 92 yaş arası 200'den fazla kişiyi gözlemledi. Tüm katılımcıların normal ışık maruziyeti, dinlenme/uyku döngüleri ve fiziksel aktiviteleri, giyilebilir cihazlar ve günlük kayıtlar kullanılarak iki hafta boyunca takip edildi. Araştırmaya göre, daha sonra yaklaşık yarısı, en sık kullandıkları odaya yerleştirilen tam spektrumlu bir terapi lambası aracılığıyla üç ay boyunca iç mekan ışık terapisi almak üzere rastgele seçildi. Katılımcılardan lambayı baş hizasında tutmaları, uyandıktan sonra bir saat içinde açmaları ve normal uyku saatlerinden dört saat önce kapatmaları istendi. Araştırmacılar, daha fazla ışığa maruz kalan kişilerin gündüz aktivitelerinin arttığını, gün içinde uyanıklıklarının arttığını ve uyku kalitelerinin iyileştiğini gösteren iki haftalık bir değerlendirmenin ardından bu durumun ortaya çıktığını belirtti. Sonuçlar, sabahları ışık takviyesine daha erken başlayan “sabah kuşlarının” gün içinde önemli ölçüde daha aktif olduklarını ve geç saatlere kadar uyuyanlara kıyasla daha sağlıklı dinlenme/aktivite ritimlerine sahip olduklarını gösterdi. Araştırmacılar ayrıca, ışık terapilerini daha erken bitiren, akşam ışığına maruz kalmayı azaltan ve akşam için kendilerine rahatlama şansı veren kişilerin daha iyi sonuçlar aldığını da buldu.
Makalenin/Haberin İngilizce versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.
Haber Yayınlanma Tarihi : 09.09.2026
Haberi Sosyal Medyada Paylaş:




