Araştırmacılar, yaklaşık 1.000 ABD'li yetişkinle kendileri için antibiyotik temin etme girişimleri üzerine; ayrıca hasta bir çocuk için antibiyotik alma girişimleri konusunda 236 ebeveyn veya bakım veren kişiyle anket yaptı. Yetişkinlerin yaklaşık %28'i, kendileri için antibiyotik alabilmek amacıyla semptomlarını kasten farklı yansıttıklarını; %27'si ise bir çocuk için antibiyotik temin etmek adına gerçeği çarpıttıklarını belirtti. Araştırmacılar, soğuk algınlığına benzer belirtilerin (ateş, öksürük, boğaz ağrısı) en sık başvurulan yanıltıcı beyanlar olduğunu; hastaların üçte ikisinin (%66), antibiyotik reçetesi alabilmek için bu tür belirtileri olduğundan farklı yansıttıklarını itiraf ettiklerini tespit etti. Bununla birlikte uzmanlar, bu kişileri suçlamamak gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Araştırmacılara göre, örneğin geçmişte yaşadıkları bir hastalık doktor tarafından önemsenmemiş veya hafife alınmış kişiler, belirtilerini abartmaya daha meyilli olabiliyorlar. Çalışma, doktorlarının şikâyetlerini ciddiye almadığını düşünen hastaların, belirtilerini yanlış aktarma olasılıklarının iki kat daha fazla olduğunu ortaya koydu. Çalışmaya göre, antibiyotik direncinin bir "aldırmaca" olduğuna inanan kişilerin de belirtilerini yanlış aktarma olasılıkları iki kat daha fazlaydı. 18-33 yaş arası genç yetişkinlerin, antibiyotik alabilmek için belirtileri konusunda gerçeği çarpıtma olasılıkları, 65 yaş ve üzeri bireylere kıyasla üç kat daha yüksekti. Buradan çıkarılacak pratik ders, klinisyenlerin hastalarına karşı daha şüpheci yaklaşmaları değildir. Bunun yerine klinisyenler, hasta ve hasta yakınlarının kendilerini yeterince 'duyulmuş' hissettikleri bir iletişim ortamı yaratmalıdır; böylece ciddiye alınmak için belirtilerini abartma ihtiyacı duymazlar.
Makalenin/Haberin İngilizce versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.
Haber Yayınlanma Tarihi : 03.11.2026
Haberi Sosyal Medyada Paylaş:




